10 Aralık 2008 Çarşamba

Kişisel Markanı Yaratmak makale

Kişisel Markanı Yaratmak "Yılmaz Büyükerşen".

Dr. A. Osman TAŞLICA


Marka, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde; “Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel isim veya işaret.” olarak tanımlanmaktadır. Halen yürürlükte olan Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnameye göre; ” bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretlere” marka adı verilir.
Marka, sadece somut bir ürünü diğer ürünlerden ayırt etmek için ve bir hizmeti yalnız farklılaştırmak için kullanılmaz. Ünlü bir sanatçı (Sezen Aksu), siyaset adamı(Bülent Ecevit), bir şehir (İstanbul ) veya bir ülke de (Fransa) “marka” olabilir. Markalama bir farklılaştırma, alıcılarda satın alma güdüsünü harekete geçirme sürecidir.
 

Her Şey Seninle Başlar Seninle Biter

 
Şahsınıza ait markanızı yaratmak; farklılaşmakla, başkalarından ayrı tanımlanmakla, kendinize değer katmakla ve insanların sizi nasıl algılayacağını yönetmekle olanaklıdır.

 Başarılı bir kişisel marka yaratma beş aşamalı bir süreçtir. Bu süreç kişiyle başlar, kişiyle biter. Bu aşamalar; kendini bir mal, bir şey olarak tanımlama “ben bir ürünüm aşaması”, bir pazarlama elemanı gibi “kendini bu malın pazarlama sorumlusu yerine koyma” ve ”kendi analizini yapma aşaması”, pazarda sizin yani “ürünün algılanışını araştırma aşaması” ve son olarak tüm bu aşamalar sonucunda elde edilen verilere dayanarak “pazarlama stratejisini oluşturma” aşamasıdır.

Başarılı olmak da öğrenilebilir.


Kişisel marka yaratmanın birinci aşaması kendinizi bir mal, bir “şey” olarak tanımlama aşamasıdır. Burada kişi kendisini, kendi sınıfınızdaki herhangi bir öğrenci, işyerinde bulunan yüzlerce iş görenden birisi, birçok şeyden biri, raftaki etiketsiz yüzlerce su şişesinden biri gibi markasız bir ürün olarak tanımlar. Kendinizi bir ürün olarak tanımladığınızda, bu malı markalaştırmak için bir pazarlama uzmanına ihtiyaç duyulacaktır. Başarılı bir kişisel marka yaratma, kişinin kendisine bir ürünü piyasaya sürmeye hazırlanan bir şirketin pazarlama sorumlusu gözüyle bakmasıyla mümkün olacaktır.

Sende Sandığından Fazlası Var.

 
Bir markanın sorumluluğunu almak demek, pazarın ne istediği konusunda düşünmek demektir. Siz denilen ürünü pazarlayan bir pazarlamacı gibi davranın ve kendinize karşı acımasız olun.

Farklılıklarım nelerdir? Pazarlama stratejimi hazırlarken neleri öne çıkarabilirim gibi her şeyi kendinizle yüzleşerek tanımlayın. Bu analizi yaptığınızda sandığınızdan çok daha fazla bilgiye, “markalaşmada” kullanılabilecek verilere ulaşacaksınız.

Bir ayna alın ve aynaya bakarak gördüğünüz ürünün analizini yapın. Aynaya bir “T” çizin, sağ tarafına gördüğünüz olumlu şeyleri, sol tarafına olumsuz şeyleri yazın. Güçlü yanlarım, zayıf yanlarım nedir? Rekabet ettiğim insanlarla kendi markamı nasıl kıyaslayabilirim?

Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık.


Kendi analizinizi objektif olarak yaptıktan sonra, arkadaşınızla, partnerinizle, sizi korkusuzca tanımlayabilecek birisiyle bu analizi tekrar yapmanız gerekmektedir. Kendinizi tanımlamak kadar başkalarının da bu malı nasıl tanımladığını bilmeniz gerekmektedir. İnsanların sizin hakkınızdaki düşünceleri markalaşma için önemlidir. Bu aşamada ürünle ilgili olarak arkadaşlarınızın ya da çevrenizdeki insanların reaksiyonları önem kazanır. Birçok marka kişilik, farklılaşmayı, yeteneklerine veya tesadüfî olaylara değil, stratejik bir pazarlama sürecine borçludur. Her birimizin sahip olduğu birçok değer vardır. Önemli olan, pazarın ne istediğine bağlı olarak, olumlu yönlerimizi, potansiyelimizi var olanların üzerinde geliştirmektir.

Bu tespitleri doğru yapabildiğinizde elde ettiğiniz verilerle strateji geliştirip pazarda farklılık yaratmak için taktikler oluşturabilir, hayatınızın en önemli markası olan "siz" denilen marka üzerinde doğru yolda ilerleyebilirsiniz.

Yandaki resimde yer alan aynı renkte, aynı özelliklere sahip balıklardan mı? Yoksa soldaki, akvaryumdan çıkmaya cesaret edebilen balık mı? Olmayı arzularsınız.

Bir malı yâda bir firmayı markalaştırmak çok uzun ve maliyetli bir süreçtir. Oluşmuş bir firma markasını değiştirmek, en az marka yaratmak kadar zordur. Bir insanı olumlu yönde değiştirmek ise, geleneksel bir ürünün dönüşümünden daha kolaydır. Değişmekten ve dönüşmekten korkmayınız. Yaptığınız tespitler doğrultusunda gerekli stratejileri geliştirip uygulamaya koymalı ve pazarda farklı olmak için taktikler geliştirmelisiniz.

Önce kendine ödeme yap.


Strateji, markalaşmanın en önemli aşamasıdır. Farklılaşabilmek, marka olabilmek için hedefe dönük gerekçeler sunar. Doğru belirlenmiş stratejiler, hedefe ulaşmada hız kazandırır. Stratejik planlama, bir uygulama planı ile hayata geçirilir. Öncelikle, ne zaman, ne yapacağımızı içeren bir pazarlama planı geliştirmelisiniz. Kendimizi tanımladığımız kişisel mizanla, çevremizdeki değerlendirmelerin yer aldığı dışsal analiz sonuçlarını yazıya döktüğünüzde, pek çok yeni seçenek aklımıza gelecektir. Bu çalışma, kişisel markamızı yaratabilmek için gerekli hedefleri de tanımlayacaktır.

Hedefleriniz için yapmanız gereken şeyler ne ise, artık uygulamaya geçin. Bunun için kendinize yapacağınız yatırımları yapın. Birinin izinden giderek o kişinin önüne geçemezsiniz. Yola çıkmadan önce belirgin, ulaşılabilir bir hedefin konulması gerekir. Örnek vermek gerekirse uluslararası iş yapmak istiyorsanız yabancı dile yatırım yapmak zorundasınız. Uygulama sonuçlarını sıkça kontrol edin. Planlama aşamasında çıkardığınız sonuçlarla, bir yıl sonra geldiğiniz noktayı karşılaştırın. İlişkilerimde geçen yıla göre nasıl bir fark oluştu? Hangi yeni projeleri üstlendim? Hangi gruplara girdim? Yeni neler öğrendim? Sonuçlar beklentilerinizi karşılamıyorsa hemen plan değişikliği yapın. Unutmayın markalaşma, dinamik bir süreçtir.

Örnek bir marka "Yılmaz Büyükerşen"


Marka olmak farklı olmaktır. Farklı olmak aykırı olmak değildir. Kariyer için çok çalışmak ve doğru işler yapmak da yeterli değildir. Başarının yolu kendinizi bir çalışan olarak değil, bir marka olarak görüp, kendinizle ilgili algıları doğru yönetmekten geçmektedir.

Kişisel marka yaratma konusunda verilebilecek en iyi örneklerden bir tanesi Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’dir. Kendisinin nasıl markalaştığını yaşamından aldığımız kesitlerle örnekleyecek olursak, kişisel markalaşma sürecini de somut şekilde ortaya koymuş olacağız.



1936 yılında Eskişehir'de dünyaya gelen yüzlerce çocuktan biriydi. 1962 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinin (EİTİA) ilk mezunları arasında onlarca dan bir tanesiydi. Önce öğrenciliğinde farklılıklarını ortaya koymaya başladı. Çeşitli gazetelerde muhabirlik, yazarlık, karikatüristlik ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Öğrenci arkadaşları ile birlikte kan bankasına kan satarak elde edilen sermaye ile oda tiyatrosunun ve onu takiben belediye tiyatrosunun kuruluşunu sağladı.

Kariyer yapan arkadaşları ile aynı süreci izledi. 1966 yılında doktor, 1968 yılında doçent oldu. Aynı yıl akademi başkan yardımcılığına getirilen Büyükerşen, 1973 yılında profesörlüğe yükseltildi. 1976 yılında arkadaşlarının arasından sıyrılarak EİTİA Başkanlığına seçildi. Farklıydı, iyi iletişim kuruyordu ve bu ona Başkanlık süresinin bitimi olan 1980 yılında yapılan seçimlerle yeniden akademi başkanlığına getirilmesini sağladı.

Geleceğe dönük hedefleri vardı ve birçok yöneticinin cesaret edemeyeceği projelere soyundu. Ankara'daki TRT yayınlarının İstanbul'dan sonra ikinci il olarak Eskişehir'den izlenmesi için önce akademi'de TV verici istasyonu ile siyah-beyaz eğitim stüdyolarını, daha sonra da Türkiye'de ilk renkli TV sistemini Eskişehir'de kurdu. Bu çalışmalar dev bir projenin temelini oluşturacak ve buradan Açık Öğretim Fakültenin doğmasını sağlayacaktı.

1973 yılında eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla hazırladığı "Türkiye için açık öğretim modeli" projesi YÖK kanunu ve 41 sayılı kanun hükmündeki kararname ile Açık öğretim fakültesi olarak ülke çapında ve batı Avrupa'nın 6 ülkesi ile Kuzey Kıbrıs'taki Türkler için uygulamaya konuldu.

1982 yılında Cumhurbaşkanı tarafından Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne getirilen Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, döneminin bitiminde 1987 yılında tekrar ikinci kez cumhurbaşkanı tarafından rektörlüğe atandı. Bu görevinin yanı sıra, "radyo ve televizyon yüksek kurulu" üyeliği ve kurulun 2.dönem başkanlığını yaptı.

Farklılık yaratma konusunda ilkleri deneyen Büyükerşen, Akademi Başkanlığı sırasında, öğrencilerin kültürel donanımları için kurduğu atölye, stüdyo ve kulüplerde, heykel, grafik, resim, müzik, folklor, film ve fotoğraf çalışmalarına bizzat katıldı ve Türkiye'nin ilk "sinema ve televizyon okulu'nun kuruluşunu da Eskişehir'de gerçekleştirdi.

Akademi başkanlığı sırasında başlattığı kültür ve sanat çalışmalarını rektör olunca "uygulamalı güzel sanatlar yüksek okulu" (daha sonra fakülte), "iletişim bilimleri fakültesi", "devlet konservatuarı" ve "edebiyat fakültesi" adı altında kurumlaştırdı. Atatürk'ün doğumunun 100. yılının kutlandığı 1981 yılında Eskişehir'in 100 köyüne hediye ettiği büstler ile Mihalıççık, Mahmudiye, Seyitgazi ilçeleri ile Gemlik'in Karacaali ve kapaklı köylerindeki Atatürk heykelleri Büyükerşen'in imzasını taşımaktadır. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Türkiye'de "balmumu mumya heykel" yapımında tek isim olup, anıtkabir müzesi'nde sergilenen Atatürk mumya heykeli ile, TBMM binasındaki mumya heykeller ve Makedonya manastır askeri idadi müzesi'ndeki "17 yaşında Atatürk" mumyası onundur.

Büyükerşen, "Türkiye eğitim gönüllüleri vakfı" yönetim kurulu başkanlığı yapmış olup, bütün Türkiye’de "çağdaş halkevleri ve köy enstitüleri modeli" diye nitelendirilen "eğitim parkları" ve "semt eğitim birimleri"nin kuruluş çalışmalarını sürdürmüştür.

18 Nisan 1999 seçimlerinde DSP listesinden Eskişehir Büyükşehir belediye başkanlığına seçildi. Avrupa yerel ve bölgesel yönetimler kongresi Türk delegasyon başkanı olan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, evli ve iki çocuk, bir torun sahibidir.

Büyükerşen’ nin yaşamından “markalaşma sürecindeki sıçramaları” aldığımız bu bölümden sonra, bu marka pazarda nasıl algılanıyor sorusuna cevap aradığımızda internette(sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yilmaz+buyukersentr./wikipedia.org/wiki/Yılmaz_Büyükerşen)aşağıda yer alan cevaplara ulaşmış olduk. Birinci bölümde teoride anlattıklarımızla, pratikte marka olmuş birisinin pazarda nasıl tanımlandığına ilişkin bilgilerin nasıl örtüştüğünün dikkatle incelenmesi gerekmektedir (alıntılar imla ve yazım hataları düzeltilmeden alınmıştır).

  1. Türkiye’nin gördüğü en iyi belediye başkanıdır. Kızılay’a kan satıp tiyatro kuran bir tiyatrocu... Karikatürist... Heykeltıraş... Televizyoncu... Eğitimci... Hemşerilerinin de sevdiği, başarılı belediye başkanı... (yeni yetme, 16.01.2008 13.55)

  2. Eskişehir için bugünkü halini, ondan önce de yunus emre kampusunun güzelliğini kendisine borçlu olduğumuz kişi. Ülkenin ileri gelen siyasetçilerinden biri olmaya aday. (digu, 01.03.2005 12:02)

  3. Eskişehir’e pek çok güzellik (tramvay, tiyatrolar, senfoni orkestrası, haller, opera, kültür merkezleri, porsuk projesi vb) kazandırmış efsane başkan.

  4. Ucuz ekmek satarak fırıncıları kızdıran başkan.(baybars, 16.06.2005 17:50)

  5. Vladimir Putin tarafından Rusya federasyonu'na bağlı tataristan özerk cumhuriyetinin gelişimine katkıda bulunduğu için madalya ile ödüllendirilen eskişehir büyükşehir belediyesi'nin 70 yaşındaki belediye başkanı.

  6. Kesinlikle 70 yaşında gibi durmayan dimdik yürüyen. Hatta tramvay yapılırken inşaat alanlarında takip yapan heykellerin altına y.b diye imza attığı için kınanan belediye başkanı. (lomelindi, 06.01.2006 16:40)

  7. Mordor'a karşı savaşmaya çalışan orta dünyanın son umudu olarak gösterilen kişi.

  8. Cumhurbaşkanı olmasını hayal ettiğim kişi. (enkaz devraldik, 19.05.2006 13:54)

  9. Çoğu zaman etraftaki barlarda karşınıza çıkabilecek, karşı masasında iki tek atabileceğiniz Eskişehir Büyükşehir belediye başkanı. Zaten büyümekte olan şehrin büyüme hızını delice arttırmıştır, arada sırada iki üç falsosu da olsa, Türkiye’nin en iyi belediye başkanlarındandır. (blacksunshine, 28.05.2006 12:46)

  10. Eskişehir iç Anadolu kasabası gibi değil de az da olsa bir Avrupa kenti gibi görünüyorsa sayesindedir. (asteroid b612, 30.05.2006 08:31)

  11. Gençliğinde arkadaşları ile kan satarak tiyatro kuran, amaçlarını politikaya harcatmayan, Türkiye´ye gerçekten hizmet eden, Türkiye´de tanışmak istediğim meşhur olmuş ender insanlardan biri. (2 carpi 2, 18.01.2003 21:37 ~ 21:45)

  12. Hala Anadolu üniversitesi güzel sanatlar ve eğitim fakültelerinin hocaları ve öğrencilerinin yaptığı Atatürk heykellerinin büst kısmını kendi elleriyle yapan, çalışan heykeltıraş öğrencilerin hoca diye hitap ettiği politikacı. (simplextablosu, 12.05.2003 11:26)

  13. Eskişehir’e kendini adamış, yaptıklarıyla bunu kanıtlamış, icraatları Eskişehirlilerin hayatına doğrudan etki etmiş, önemli kültür, sanat, bilim ve hizmet insanı. (hdana, 18.06.2003 01:34)

  14. Kesinlikle 68 yaşındaymış gibi görünmeyen ve davranmayan başkan, türünün en iyi örneklerinden. (loveandpoison, 18.12.2003 23:17)

  15. Porsuk çayı üzerindeki köprülere yaptırdığı korkuluklar ile Eskişehir’i içinden nehir gecen herhangi bir orta Avrupa şehrinden farksız yapan takdire sayan ve aksakal insan. (draconian, 29.03.2004 12:37)

  16. Tüm parayı şehir merkezine harcayıp Avrupalı Eskişehir merkezi yaratan ama şehrin gerisini unutan, iyi işler yapan ama fazlasını yapmak uğruna olayın renginin değişmesine neden olan adam. (bonadrag, 29.03.2004 12:39)

  17. Eskişehir’in aydınlık yüzü. (hdana, 30.03.2004 05:52)

  18. Estram sayesinde kulakları şu sıralar baya bir çınlayan Eskişehir Büyükşehir belediye başkanı.

1 yorum:

  1. Hocam akademinin ilk günü bize bu eğitimi vermiştiniz.Şimdi düşünüyorum da o vakit söylediğiniz bazı şeyleri hayatımda gerçekleştirme kararı almıştım.Vizyonumun gelişmesine ve ileriye olumlu bakmama yardımcı olmuştu.Teşekkür ederim yeniden. Yazınızı etrafımdaki insanlarla paylaşıp onlarında faydalanmasını sağlıyacağım.

    YanıtlaSil